Birimlerimiz

ANESTEZİ VE REANİMASYON

ameyathane genel imaj 1

Hastanemizde 24 saat boyunca anestezi uygulamalarını (Genel Anestezi, Bölgesel (Rejyonal) Anestezi , Spinal Anestezi, Epidural Anestezi, Çevresel sinirlerin uyuşturulması (periferik sinir blokları), Yüzey el (lokal) Anestezi yetkinlikle yerine getirebilecek bir ekip görev yapmaktadır. Bu ekibin önemli bir parçasını da uzman hekimlere yardımcı olmak üzere eğitilmiş olan anestezi teknisyenlerimiz oluşturmaktadır. Hastanemizde bir günlük yenidoğan’dan çok ileri yaşlara kadar tüm hastalara her tür cerrahi girişimi yapacak cerrahi ekip, anestezi ve yoğun bakım hekimlerinin desteğiyle bu ameliyatları 24 saat ve her türlü acil şartlarda yapabilmektedir.

Anestezi nedir?

Kelime anlamı hissizlik, duyusuzluk olan anestezi, hastaların cerrahi uygulamalarda ağrı duymalarını engellemeyi amaçlar. Anestezi dendiğinde akla , genel anestezi ve rejyonal (Bölgesel) anestezi gelmektedir. Genel anestezide hasta tamamen uyumuş halde iken bölgesel anestezi yöntemlerinde ameliyat veya girişimlerin yapılacağı bölgeye göre vücudun belli bölgelerinde anestezi sağlanır. Örneğin, sezaryen ameliyatında spinal anestezi veya epidural anestezi olarak adlandırılan ve halk arasında belden uyuşturma olarak bilinen yöntemde kişi uyanıktır. Belden yapılan iğne yardımıyla genellikle göbek seviyesinden aşağısının uyuşturulması ile ameliyatlar gerçekleştirilmektedir. Diğer yandan el ile ilgili bir ameliyatta koltuk altından uyuşturmak veya omuz ameliyatında boyundan yapılan iğneler ile belli sinirlerin lokal anestezikler ile uyuşturulması sonucu hastalar uyutulmadan yani genel anestezi uygulanmadan çok sayıda ameliyat gerçekleştirilmektedir. Sonuçta hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın anestezide ameliyat sırasındaki ağrı ve hoş olmayan duyumsamalar ortadan kaldırılır. Bu sırada hastaların en güvenli şekilde tutulmaları ve en az risk ile ameliyatlarını olmaları ana amaçtır.Bu amacı sağlamak için anestezi uzmanları ve cerrahlar birlikte hastaları en konforlu ve en güvenli şekilde ameliyata hazırlarlar.Hazırlıklar yapılırken anestezi uzmanları ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında ortaya çıkabilecek tüm tıbbi sorunlardan hastaları korumaya çalışır. Bu nedenle anestezi uzmanları hastaları ameliyat öncesi dönemden itibaren incelemeye başlar.

Anestezi

Genel Anestezi

Genel anestezide çeşitli anestezi ilaçları kullanılarak hastanın uyuması sağlanır, ağrı ortadan kaldırılır ve çoğunlukla kasların gevşemesi sağlanır. Bu sırada hastalar nefes yollarına takılan bazı aparatlar aracılığı ile yapay solunum cihazlarına bağlanırlar. Bu cihazlar aracılığı ile hastalara nefes aldırılır. Anestezi süresince de hayati fonksiyonlar sürekli olarak takip edilir.

Bu süreci daha iyi anlatabilmenin en iyi yollarından biri sanırım uçakları örnek vermek olacaktır. Uçakla bir yere giderken gideceğimiz mesafe kısa veya uzun dahi olsa çok daha uzun bir hazırlık gerekmektedir. Çünkü hem yolcular hem de uçak ve havaalanı ile ilgili çok sayıda hazırlık yapılması gerekmektedir.

Anesteziyi de buna benzetebiliriz. Hastaların ameliyat öncesi hazırlıkları yapılmış olmasına rağmen ameliyat günü hastaneye geldiklerinde servislerine yatana kadar bir dizi hazırlıktan geçmektedirler. Serviste ise ayrıca bazı hazırlıklar yapılmaktadır. Bu sırada ameliyathaneler de ise hem cihazların hazırlığı hem de ameliyat sırasında kullanılacak malzemelerin hazırlık süreci devam etmektedir. Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra hasta servisten ameliyathaneye çağrıldığında her şeyin eksiksiz olarak hazırlanmış olması gerekmektedir.Hazırlıklar tamam ise ancak hasta uyutulabilir. Yani uçak kalkmaya hazırdır.

Genellikle hastalar servisten istenirken rahatlatıcı bir veya daha fazla ilaç yapılır. Toplardamara serum takılı olarak hastalar ameliyathaneye gelirler. Genellikle serum takılı damardan hızlı etki gösteren bir anestezik ilacın verilmesi ile hasta uyutulmaya başlanır. Diğer anesteziklerin verilmesi ile devam edilir. Anestezi uzmanı bu durumu ameliyat boyunca ilaçlarla devam ettirir. Bu sırada hastanın bilinci ve ameliyat sırasında oluşacak ağrı hissi de ortadan kaldırılır.

Basit ve kısa süren girişimlerde; genellikle toplardamar içine anestezik maddenin verilmesi ile yeterli süre anestezi sağlanabilir.Ağır ve uzun süren girişimlerde ise ilave olarak başka ilaçlar kullanılır. Ağız ve burnu içine alacak şekilde yerleştirilen solunum maskesi (maske anestezisi) veya soluk borusuna yerleştirilen soluma borusu (entübasyon tübü) aracılığı ile oksijen ve gaz halindeki anestezi ilaçları verilir. Ayrıca; gerektiğinde bazı ameliyatlar için bazı kateterler (örnek; mideye sonda, idrar sondası, toplardamar ve atardamar kateterleri gibi) takılmaktadır.

Hastanın ameliyat süresince ağrı duymaması için geren ilaçları verir, kalbin ve akciğerlerin çalışmasını kontrol altında tutar, diğer organların iyi çalışması için tedavileri uygular ve hastaya gerekli olan serum, ilaç ve kanı verir.Bütün bu işlemler yapılırken, hastalar bundan habersizdir.Ameliyat süresince anestezi doktoru hastanın yanında olur, sağlığını kontrol eder. Bu sırada cerrah rahatlıkla kendi işini yapmaya devam eder.

Anestezi sırasında anestezi uzmanı ve anestezi teknisyeni sürekli olarak hayati fonksiyonları (nabız, tansiyon, solunum, kalp atışları, kanın oksijen düzeyi ve pek çok fonksiyon) takip eder. Ameliyatın bitmesi ile birlikte anestezi sonlandırılır. Bu süreçte ilaçlar hastanın vücudundan hızla atılır ve hastalar derin bir uykudaymış gibi uyanırlar.

Anesteziden uyanan hastalar servise gönderilene kadar uyanma odasında tamamen uyanıncaya kadar gözetim altında tutulurlar. Ameliyat sonrası hastaları en çok rahatsız eden konulardan biri ağrı duyulmasıdır. Bu amaçla hastanın uyandığı andan itibaren çok sayıda ağrı kesici ve bazı ağrı dindirme yöntemleri kullanılarak hastaların ağrıları dindirilmeye çalışılmaktadır.

Uzun süren ve bazı ciddi ameliyatlar başta olmak üzere bazen ameliyat sonrası daha iyi takip ve tedavi sağlamak amacıyla hastalar belli süreler için yoğun bakım ünitelerine alınırlar.

Bölgesel Anestezi

Vücudun bir kısmının; ( kol, bacak, göğüs vs. ) iğne yapılarak uyuşturulmasına "Bölgesel Anestezi" denilir. Bunun da spinal ve epidural gibi çeşitleri vardır.


Bölgesel Anestezi

Spinal anestezi, 

Spinal anestezi, bel bölgesi altında bulunan organlara yapılacak operasyonlarda kullanılan anestezi türüdür. Genel anestezi alamayan hastalarda da bu yöntem tercih edilir. Oldukça pratik olan bu anestezi türünde hasta bilinci açık bir şekilde ameliyat edilir.

Spinal anestezi hangi hastalıklarda uygulanabilir?

  • Myom ameliyatlarında
  • Sezaryen ile yapılan doğumlarda
  • Bacak kırıkları için yapılacak ameliyatlarda
  • Diz protezleri için yapılan ameliyatlarda
  • Kasık fıtıklarının ameliyatlarında
  • Genel anestezi koşullarına uymayan hastaların ameliyatlarında
  • Hemoroid ameliyatlarında

 

Spinal Anestezi

 

Spinal anestezi nasıl uygulanır?

  • Hastanın damar yolu açılarak ekg elektrogları ve tansiyon aleti bağlanır.
  • Hasta bilgilendirilerek, açlığı sorulur. Tansiyon ölçümü ve nabız durumu kontrol edilir. 
  • Hasta işlem yapılacak masaya oturtularak ya da yan yatar pozisyona alınır.
  • Hastanın başı göğüs kafesine değecek şekilde, dizleri karına doğru çektirilir.
  • Anestezi uzmanı hastanın sırtını temizleyerek, yapması gerekenleri anlatır.
  • Hastanın lomber 3-4 aralığına iğne yardımıyla katater yerleştirilir.
  • Kataterden beyin omurilik sıvısı gelip gelmediği kontrol edilerek, anestezi verilir.
  • Hastada ağrı, sıcak ve soğuk duyularının kaybolması izlenir.
  • Bir dakikalık bir süreçte hastada ayaklarda sıcaklık ve karıncalanma başlar.
  • Hasta ameliyat masasına yatırılır.
  • Uyuşmanın kontrolünden sonra, ameliyata başlanır.
  • Hastanın ağrı hissetmediği bir işlemdir. Ameliyat süresince anestezi uzmanı hastanın nabız atışlarını ve solunumunu takip eder.
  • Hastada baş dönmesi, bulantı olması durumunda hemen müdahale edilir.

Spinal anestezinin yan etkileri var mıdır?

Genellikle genç hastalarda anestezi sonrasında, kafa içi basıncın artmasıyla baş ağrıları görülebilmektedir. Anestezi sırasında iğne kırılması, hatayla damara enjeksiyon yapılması, baş dönmesi, bulantı, ani tansiyon düşüklükleri, solunum yetmezliği gelişebilir.

 

 

Epidural Anestezi (Ağrısız Doğum = Prenses Doğum) 

               Sevgili anne adayları; insanoğlunun mucizevi ve gizemli ilk muhteşem yolculuğunun sonuna doğru yaklaşmaktasınız. Sizi göstermiş olduğunuz fedakarlık ve sabrınızdan dolaylı kutlarım. Şimdi doğumun mutluluğunu yaşamak istiyorsunuz sancısını çekmek istemiyorsunuz ama keyfi sezeryanda olmak istemiyorsunuz. O zaman ağrısız doğum olun. Bu site sizlere sağlıklı, sancısız, ağrısız normal doğumun tüm güzelliğinin yaşamayı sağlayacak olan ağrısız doğum  (epidural doğum – prenses doğum) hakkında bilgilenmeniz amacıyla hazırlanmıştır.

                                                                                                                                    Uzm. Dr. Şeref MARDİNLİ

 

Epidural Anestezi Nedir?

Epidural anestezi, vücudun sadece özel bir bölümünde anestezi oluşmasını sağlayan bölgesel anestezi yöntemlerinden  birisidir. Ağrısız doğumda en çok kullanılan yöntemdir. Doğumdaki epiduralin amacı hissizlik sağlayan tam bir anesteziden ziyade, doğum ağrısının azaltılması yani analjezi sağlamaktır.

 Epidural blok alt bel bölgesinden gelen sinir uyarılarının bloke edilmesidir. Bu amaçla değişik lokal anestezikler,değişik konsantrasyonlarda kullanılır. Böylece minimal yan etkiyle optimum fayda sağlanır.

Ne zaman uygulanır?

           Normal doğumda rahim kasılmaları düzenli hale geldikten sonra ya da rahim açıklığı yaklaşık 4 cm’e ulaştığında, ağrıların hissedilmeye başlandığı ‘’aktif faz’’ olarak adlandırılan dönemde uygulanır.

Nasıl uygulanır?

Epidural kateter takılması işlemi hastalar açısından son derece kolay tolere edilebilen acısız ve rahat bir uygulamadır. Yapılacak tüm işlemler size doktorunuz tarafından anlatılacaktır.İşlem öncesi hipotansiyonu ( tansiyon düşüklüğü) önlemek için, serum takviyesi yapılır ve anestezi doktoru tarafından omurga yapısı muayene edilip uygun olup olmadığına karar verili.Anne adayı yan ya da oturur pozisyondayken kataterin takılacağı bel bölgesindeki alan önce antiseptik solüsyonlar ile temizlenir, sonra bölgeye steril örtü örtülür.

Kateterin gireceği bölüm iğneyle uyuşturulur, ardından kateter ciltten bel bölgesindeki omurların arasına kadar itilerek omurilik etrafını dıştan saran (epidural alana) lokal anestezik ve aneljezik ilaç verilerek ağrı hissi giderilir.

Bel hizasına uygulanan ilaçlarla vücudun alt kısmından gelen ağrı sinyallerinin iletimi geçici olarak durur ve kaynaklandığı bölgede ağrı duyulmaz, sadece ağrı iletimi bloke olur. Normal doğumda , kateter yerleştirilip ilaç verildikten yaklaşık 15 dakika sonra anne adayı kasılmaları hissetmesine rağmen ağrıları hissetmez.

Doğum uzadığında veya ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya başlandığında ise dışarıdaki kateterden ek dozlar verilebilir. Doğum gerçekleştirildikten sonra epizyotomide ek bir anesteziye gerek kalmaz.Vajinal doğumu takiben kateter steril koşullarda çekilip çıkartılır.,

Epidural aneljezinin avantajları nelerdir? 

Epidural aneljezi normal doğumda uygulandığında ağrılı olan doğum kasılmalarını gidermede oldukça etkilidir ve daha  konforlu bir doğum yapmasını sağlar.

Uygun zamanda uygulanırsa normal doğumuın ilerlemesini hızlandırır. Epidural aneljezi sizi sersemletmez, hasta hissettirmez, ayrıca bağırsak hareketlerini durdurmaz, gaz çıkarımını engellemez. Doğum stresinizin çoğunu giderir. Kaslarda gevşeme ve rahatlama sağlar.Sancıları ağrı olarak değil, basınç ve kasılma olarak hissedersiniz.Çıkım zamanda kasılmalara eş zamanlı ıkınarak doğuma katılabilir, doğumunuzu çabuklaştırabilirsiniz.Doğum sonrası yorgun, bitkin olmadığınız için bebeğinizi çok daha çabuk kucağınıza alır, hemen besleyebilirsiniz.

Epidural anestezinin dezavantajları nelerdir?

Epidural, annenin kan basıncında ani düşmeye sebep olabilir. Bunedenle rutin olarak kan basıncı kontrol edilir.

Spinal sıvı sızıntısına bağlı şiddetli baş ağrınız olabilir. Bu olasılık tüm epiduraller için % 1 den azdır. Bu oran doğum ağrısı konusunda deneyimli anestezistlerde çok daha düşüktür.

 Kullanılan ilaçlar bazı yan etkilere sebep olabilir; titreme, kulak çınlaması, sırt ağrısı, iğnenin girdiği yerde birkaç gün yanma, bulantı, kusma gibi.

Epidural nadirende olsa doğumunuzun uzamasına, ıkınma hissinizde azalmaya sebep olabilir.

 Doğum sonrasında birkaç saat belden aşağınızda uyuşukluk hissedebilirsiniz.

Epidural ne zaman yapılmaz?

Kan sulandırıcı kullanımında

Düşük trombosit sayısında

Kanama hastalığı varlığında

Şokta

Bel bölgesinde enfeksiyon varlığında

Rahim ağzı açıklığı 4 cm ‘ den az ise

Epidural boşluğunuz saptanamazsa

Doğum çok hızlı gerçekleşiyor ve ilaç yapılmasına zaman yoksa epidural yapılamaz.

Lokal Anestezi

Lokal anestezi özellikle küçük alanlarda yapılan cerrahi girişimlerde tercih edilmektedir. Burada sadece girişim yapılacak bölge uyuşturulmakta, hastanın bilinci yerinde tutulmaktadır. Lokal anestetik madde bir enjektör yardımı ile cerrahi yapılacak alanın çevresine enjekte edilmekte ve buradaki sinir alanları uyuşturulmaktadır. Buna infiltrasyon anestezisi de denmektedir.  3-5 dakika beklendikten sonra cerrahi girişim yapılabilmektedir. Bu yöntem apse boşaltılması, küçük cilt kesilerinin dikiş ile kapatılması gibi durumlarda tercih edilmektedir. Kullanılan anestezik maddenin özelliklerine göre belirli bir süre sonra anestezinin etkisi geçmektedir.

Lokal anestezik maddelerin sprey şeklinde ya da krem şeklinde olan formları da vardır. Burada vücuda bir enjektör veya başka bir şekilde girilmeksizin gerekli bölge yüzeyden uyuşturulmakta ve buna 'topikal' anestezi de denmektedir. Bunlar anestezi yapılacak bölgeye birkaç dakika öncesinde uygulandıklarında iğne acısının duyulmasını da engellemektedirler. Kateter takılmasından önce, kan alınmasından önce de kullanılabilmektedirler. Sprey şeklindeki lokal anestezik maddelerden ayrıca endoskopi ya da bronkoskopi sırasında boğazın uyuşması için de yararlanılmaktadır.

Anestezi öncesi neler yapılmaktadır?

Ameliyat öncesi yapılan değerlendirmede; hastaların var olan önemli hastalıkları, daha önce anestezi alıp almadıkları, alerjileri, sigara veya başka alışkanlıkları ile kullandıkları ilaçlar ayrıntılı olarak sorgulanır.

Bu sırada hastaların muayeneleri yapılır. Laboratuvar veya akciğer filmi gibi gerekli bütün tetkikleri yapılır. Bazen başka uzmanlardan görüş sormak gerektiğinde konsültasyonlar istenir.

Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra hastaların mevcut durumlarına göre anestezi riskleri belirlenir ve bu riskler hasta ve yakınları ile paylaşılır.

Son olarak; ameliyat sırasında hangi anestezi yönteminin uygulanacağına ve hastaların ameliyat öncesi nelere dikkat etmeleri gerektiği konuşularak ameliyat öncesi hazırlıklar büyük oranda tamamlanır.

Hasta ve yakınından anestezi uygulamaları için aydınlatılmış onam alındıktan sonra hasta ilgili cerraha ameliyat randevusunun planlanması için gönderilir.

Hastanın sağlık durumunu inceleyerek, yapılacakları anlatır ve sorulara cevap verir. Yapılması gereken tedavi, muayene hakkında bilgi verir. Anestezi öncesinde gereken ilaçların alınmasını sağlar..Yapılan muayene sonrasında, hastalığın durumuna uygun anestezi türünü belirlerBütün bu hazırlıkların dikkatli şekilde yapılması ile günümüzde anestezi uygulamaları oldukça güvenli ve çok az sayıda sorun ile karşılaşılarak gerçekleştirilmektedir.

Ameliyattan sonra

Anestezi doktorunun görevi içinde sadece hastayı uyutmak yoktur. Bunun yanında hastanın uyandırılmasını da kendisi yapar. Hastanın ameliyatta verilen ilaçların etkisinden kurtulması, ameliyat sonrasında ağrı duyulmaması, sağlıklı kalınması için gerekli bakımın ve tedavinin uygulanması için hazırlıkların yapılması ve uygulanması anestezi doktoru tarafından yapılmaktadır. Bu uygulamalar yeterli bilgi seviyesine sahip olan kişilerce uygulanması, ameliyatın konforlu ve hastanın buna tahammülünün sağlanması açısından önemlidir. 

Anestezi ile ilişkili ortaya çıkabilecek olası riskler nelerdir?

Hiçbir tıbbi girişim tamamen risklerden arındırılmış değildir. Bu riskler ameliyat nedeni, yandaş hastalıklar, yaş, hastanın yaşam biçimi ve diğer bazı faktörlere bağlı olarak değişir. Anestezi öncesi değerlendirme sırasında hastanın herhangi bir ilaç veya maddeye karşı alerjisinin olup olmadığı sorgulanır. Daha önce anestezi alıp almadığı da sorulur. Bu değerlendirme sırasında hastanın alerji ile ilgili durumu öğrenilir. Sıklıkla alerjisi olan hastalara ameliyat öncesi alerji önleyici bir grup ilaçlar yapılarak önlem alınır. Ayrıca nadir olarak aşırı alerjik bünyeye sahip bazı hastalar için kullanılacak ilaçlara karşı alerjileri olup olmadığını öğrenmek için alerji merkezlerine hastaların yönlendirildikleri de olmaktadır. Bütün bu bilgilerden sonra anestezi sırasında en az alerjik özelliğe sahip anestezik ilaçlar kullanılarak hastaların zarar görme olasılıkları azaltılır.Anestezi uzmanları her türlü hazırlık ve önlemi aldıktan sonra hastalara anestezi uygularlar.

Herkes genel anestezi için uygun değildir. Çünkü hekimler olarak en önemli görevimiz önce hastaya zarar vermemektir. Anestezi açısından baktığımızda genel anestezi verilemeyecek hasta yoktur. Ancak genel anesteziden uyanamayacak hasta olabilir. Bu nedenle hastaları ameliyat öncesinde ayrıntılı olarak değerlendirmemizin amaçlarından biri hasta için en uygun anestezi yöntemine ve hangi ilaçları kullanacağımıza karar vermektir. Örneğin ciddi akciğer hastalığı olan bir hasta gerekli tedavilere rağmen çok iyi durumda değilse özellikle göbek seviyesinin aşağısını ilgilendiren bir ameliyat olacaksa genel anestezi yerine sırttan uyuşturarak ameliyatın yapılması daha doğru olacaktır. Ancak ameliyatın acil olması ve/veya ameliyatın yapılacağı bölge genel anestezi dışında başka bir yöntemle uyuşturulamayacak ise gerekli tedavi ve hazırlıkları takiben azami dikkat ve gerekli önlemler alınarak hasta ameliyata alınabilir. Bu durumda hangi risklerin olduğu mutlaka hasta ve yakınlarına anlatılarak onamları alınmalıdır.

Sık görülen riskler; Boğaz ağrısı, ses kısıklığı, bulantı, kusma, nabız sayısında azalma ve artma gibi

Nadir görülen riskler; Boyun ağrısı, sırt ağrısı, dudak, dil, diş ve boğaz hasarı, anestezi altında iken farkında olma, aspirasyon (mide içeriğinin solunum yoluna kaçması), alerji ve sinir hasarı gibi

Çok nadir görülen riskler; Ses telleri, soluk borusu, yemek borusu ve boyun omurlarının hasarlanması, koter cihazına bağlı yanıklar, ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında kalp krizi geçirilmesi, atardamara ilaç verilmesi, ağır alerjik reaksiyon, soluk borusuna cerrahi yöntemle tüp yerleştirilmesi, vücudun hayati organlarına pıhtı atması, malign hipertermi (aşırı ateş yükselmesi), koter cihazının etkisiyle yanıklar ve kalp krizi, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm gibi

Anestezi uzmanları

Anestezi uzmanları ameliyathane ekibinin en önemli parçası, hatta gizli kahramanlarıdır. Çünkü hastaya anestezi verilmeden ameliyatın başlaması mümkün değildir. Hastanın ameliyat sırasında ağrı duymasını engellemek için kullanılan ilaçlar, anestezi ve reanimasyon hekimi tarafından belirlenerek uygulanır. Anestezinin insan vücudu üzerindeki bazı olumsuz etkilerini en aza indirmek ve hastanın ameliyattan sonra hayati işlevleri etkilenmeden uyanmasını sağlamak da yine anestezi hekiminin en önemli sorumluluğudur.

 
  http://sanmedhastanesi.com/images/IMG_B8C426-6C8802-6B1A4D-639087-46BF18-EE341E.jpg
 

 

 

 

 

 

 

Anestezi uygulaması tıp eğitimi üzerine anestezi ve reanimasyon uzmanlığı eğitimi yapmış olan doktorlar tarafından uygulanabilir. Anestezi hekimlerinin ameliyat boyunca yardımcılığını yapmak üzere eğitilmiş olan anestezi teknikerleri de anestezi ekibinin çok önemli bir parçasıdır.

 

 

Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Hastanemizdeki ameliyathaneler her türlü ameliyata olanak sağlayacak şekilde donatılmış olup hastaların güvenliği ve konforu için geniş olanaklar sunmaktadır.

Anesteziyoloji uzmanı tarafından uygun anestezi tipi uygulanırken ameliyat boyunca tüm yaşamsal fonksiyonları takip edilerek hastanın güvenli koşulda kalması sağlanır.

 

Ameliyathane dışında anestezi doktorunun uğraşları

Anestezi dalı oldukça kapsamlıdır. Anestezi doktorunun aldığı diplomada "anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı" ibaresi bulunmaktadır. Reanimasyon yaşamı sekteye uğramış olan hastalara ileri yaşam desteği verip, buna sebep olan etken ortadan kalkıncaya kadar hastanın yaşamda kalmasını sağlayacak çalışmaların tamamını oluşturur. Bu uygulamalar çoğu kişinin yaşama dönmesini sağlamış, yoğun bakım ünitelerinin temelini meydana getirmiştir. Yoğun bakım ünitelerinde hastaların yoğun şekilde takibi gerektiğinden, anestezi doktorları tarafından idare edilir.

Bunun dışında anestezi doktorları insanların muzdarip olduğu yoğun, kronik ağrı yakınmalarında, ağrıyı ortadan kaldırma deneyimleriyle aktif rol almaktadır. Uygulanan yöntemlerle ameliyat sonrasında oluşan akut ağrıların dindirilmesine, kronik hale gelmiş olan ağrıların tedavi edilmesine çalışılır.